Ayna

Ayna

Saçlarını tarıyor, gençliğinin güzelliği aynada yansılanıyor, tarıyor tarıyor tarıyor; daha çok küçük odanın bir köşesine çekilmiş izliyor, anne sarı saçlarını tarıyor, dalgalı, kuzey rüzgârları gibi tarıyor tarıyor  tarıyor, başka bir köşede biraz daha büyümüş izliyor, başka bir zaman hep izliyor, şimdi bile izliyor, anne artık saçları boyalı az da olsa yine tarıyor tarıyor, her seferinde gözleri aynada izliyor izliyor, annesinin gençliği aynadan çıkıyor.

Dur diyor pencerede, duruyor, yerinden hiç kıpırdamıyor, öyle söylemiş bir kere, çocuk sözü de olsa tutulacak, pencere çarşının yolu, anne geldi gelecek, hemen önünde saçak, hâlâ duruyor mu o saçak, iki kumru gurulduyor gurulduyor, dolaşıyor, bir eş, insan dünyasını yansılıyor sanki, anne ile babası gibi mi; baba hiç ayrılmıyor pencereden, hiç geç değil kış zamanı karanlık inmiş yalnızca, anne çarşıdan dönmemiş, bekleyen babaya mı kaygılansın, gelmeyen anneye mi, oysa kışın küçük bir oyunu annenin dönüş zamanı.

(İstanbul’da Beklenen Devrim, Özgür yay. 2011)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Facebook'da Paylaş Facebook'da Paylaş
Facebook'da Paylaş