Ben Hep Seni Yazdım

Metin Celâl 

Ben Hep Seni Yazdım

Atilla Birkiye, edebiyatta 30. Yılını kutluyor. İlk yazısı Ekim 1978'de Sanat Emeği dergisinde yayınlanmış. Otuz yılda otuz kitap yayınlatmış. Birkiye'nin edebiyat veriminde roman ve şiirin de yeri olsa da ağırlık denemede.

Kitabı saran aydıngerdeki "Edebiyatta 30 yıl" yazısı, ister istemez bu hesaplamaların nasıl yapıldığını düşündürüyor. İki kabul var, biri, Atilla Birkiye'nin yaptığı gibi ilk yayınlanan yazınızdan başlayarak hesaplıyorsunuz, diğeri de ilk yayınlanan kitabınızdan. İlk yayınlanan yazı temel alındığında küçük bir tartışma çıkıyor. Bizim kuşak ve öncekilerin hayatlarında çocuk dergileri dönemi var. Örneğin, ilkokul çağlarında Doğan Kardeş dergisinde bir şiiriniz yayınlanmışsa o edebiyata başlangıç tarihiniz mi olur? Böyle hesaplar yapanlar var. Öyleyse, ben de bu yıl edebiyatta kırkıncı yılımı kutlayabilirim (!). Atilla Birkiye, doğru olanı yapmış ve bir edebiyat dergisinde ilk kez yayınlanmasından yola çıkarak hesaplamış edebiyat verimini.

Deneme, adı üzerinde edebiyatın arayışlara açık kapısı. Türler arasında gidip gelmeler, yenilikler ve tabii deneyler deneme türünde gerçekleştirilebilir. Son yıllarda "öykü" adı altında yayınlanan birçok çalışmada deneme havası sezmemiz ilginçtir. Bu tercihte sanıyorum, okurun, denemeye uzak durmasının payı var, ama böylesi arayışlar türler arası yakınlaşma açısından olumlu girişimler. Atilla Birkiye'nin Ben Hep Seni Yazdım'daki (Özgür yay.) denemelerini okurken de zaman zaman bir öykü okuduğunuz hissine kapılıyorsunuz. Yazar istese bu yazdıklarından öyküler oluşturabilirmiş diye düşünüyor insan. Eşik, başlıklı denemede olduğu gibi küçük öyküler barındıranlar da var. Bazan da şiirin sınırına gelip dayanıyor. Birkiye, esas olarak aşk üzerine yazmayı tercih ediyor. Otuz kitabın onunun başlığında "Aşk" var. Son kitabı Ben Hep Seni Yazdım da "aşka, aşkın durumlarına dair" denemelerden oluşuyor.

"Aşk hayatın anlamıdır" diyor Birkiye "aşk bir kadının bedeniyle başlar" diye ekliyor. Güzelliği arıyor. Bedeni estetik bir özne olarak görüyor. Güzelliği buldu mu da bedenden yayılan çekime kapılıp, peşine düştükten sonra sevdiğinin tanımaya, onun kişiliğini keşfetmeye başlıyor. "(…) aşk karşılıklı sevmektir, dokunmak, sevişmektir; gerçek aşk paylaşmaktır, hayatı ve daha fazlasını." Bir anlamda cinsellik olmadan aşk olmaz, demeye getiriyor. Bu kitapta da aşkı yazarken erotizme önemli bir yer veriyor. "Gözlerim çok yakın parmaklarına; bir bakışlık mesafedeyim. Parmaklarında utangaçlığın gizli. Sarılmak istiyorum bedeninin çekiciliğine, büyük sessizliğimin içinde fırtınalar koparken."

Atilla Birkiye, edebiyatımızın az sayıdaki deneme yazarlarından. Ben Hep Seni Yazdım, yazarın edebiyatta otuz yılının bilançosu olarak da okunabilir.

Cumhuriyet Kitap/ Kasım 2008

Facebook'da Paylaş Facebook'da Paylaş
Facebook'da Paylaş