Bir Mucize mi?

BİR MUCİZE Mİ?

 

 

Hep bir mucizeyi bekledik.

Kimilerine göre mucize aslında olmayandır; yani olması istenendir.

Gerçek-dışıdır.

Ama bir rastlantı varsa, bazen o rastlantıyı yaşıyorsak, o zaman bir mucize de her zaman vardır.

Biz onu yaşarız yaşamayız ama vardır.

Belki başka bir rastlantıya kalmıştır.

Dilimizden hiç düşmeyen dizeler gibidir, belki de:

 

         Çağrışımlar

         Yalnızlığı anımsatır

         Aşklar

         Büyük yalnızlıkla başlar

         Gece derin karanlıktır

         Hava aydınlanınca

         Yalnızlıklar gider

         Aşklar

         Başka bir mucizeye

         Kalır

 

Evet, bir mucizeyi yaşamak ne kadar güçse, anlatması, onu tanımlaması, tarif etmesi de o kadar güçtür.

Doğrusunu söylemek gerekirse, sıra mucizenin ne olduğuna geldiğinde, dil de anlatım da söylem de artık imkânsızlaşır.

İmkânsızlığın da kendine göre bir çekiciliği, bir büyüsü olduğundan kim kuşku duyabilir ki!

Belki de mucize, bir yıldızın –belki de adı Venüs olan bir gezegenin–, gecenin karanlığında uyuyan melankolik bir nilüferi uyandırmasıdır.

 

Değil midir? Yani, adı aşk olan muzice!

 

(Ben Hep Seni Yazdım, Özgür yay. 2008)

 

 

Facebook'da Paylaş Facebook'da Paylaş
Facebook'da Paylaş