Dem

DEM

 

Bir dal kırıldı; ince bir dal. Yüreğimde yüzünün acısını duyumsadım. Kederli ve hüzünlüydü. Bir yaprak düştü yere sarıydı, sapsarı, oysa mevsim sonbahar değil, ilkbahardı.

Bir yoldan geçtim; papatyalarla doluydu. Papatyaların içinde, birbirlerine küs oraya buraya serpilmiş hüzünlü ve kederli gelincikler vardı. Gelincikler olağanüstüydü; bir tane bile koparmadım.

Bir ırmağın önüne katıldım; aşk oldum saçlarına sarıldım. Irmak alıp beni götürdü, bir çağlayandan attı; azgın suların içinde yok oldum; saçlarının içinde yok oldum.

Yüreğinde hissettiğinde, bir gelinciği papatya tarlasında görmüşsen o aşktır işte, fazla soruya ne gerek var...

Dairenin içinde olmak yeter de artar bence; bir bakarsın çemberdesin, bir bakarsın dairenin merkezinde.

Yüreğinin sesini dinle her zaman, izin ver aşk kendi kendini yaşasın, hepimizin sonu ölüm nasıl olsa, niye güzellikler elimizden kaçsın...

                                                                                                  

(21.5.2002; Ben Hep Seni Yazdım, Özgür yay. 2008)

 

Facebook'da Paylaş Facebook'da Paylaş
Facebook'da Paylaş