Deniz'e Gökkuşağı Düştü

DENİZ'E GÖKKUŞAĞI DÜŞTÜ

 

Deniz çağırıyor, Hisar'dan geçerken

Duru bir akıntı kuzeyden güneye

Kim bilir derinliğinde ne fırtınalar

Gecenin karanlığı uzak bir yolcu, artık

Aydınlık, yeryüzüne elini uzattı

Deniz'in ortasında kırmızı bir yol

Deniz'in üstünde bir gemi, hızla geçti

Deniz'in yüzüne güneş doğuyor

 

Dört kişiydik

Sabaha kadar dört kişiydik

Güneş, yalnızca Deniz'in yüzüne doğdu

Öğleden sonra yağmur yağdı

Güneyden kuzeye, balkon su gibi

Gökgürültüsünden çok korkarım

Biliyor musun?

Gök gürlemedi, Deniz uzaklarda, şimdi.

Bir şiire başlangıç tarihi mi konmalı

Bitirildiği tarih mi

Yine yağmur, yönü belirsiz

Damlarda, damlaların sesi

Çayın da tam sırası.

 

Deniz'in ortasında meçhul bir kaptan

Deniz'in üzerinde kara bulutlar

Deniz'de yağmur, Deniz sele battı

Rüzgâr döndü, içeri girmeli

Uzun bir şiire başlamalı

Dam akar mı?

 

Gök gürledi, yağmur dindi

Deniz'e gökkuşağı düştü

İşte, yeri bir kafiyenin

Ya da gökkuşağının altından geçmeli

Güneş, arkamdan şöyle bir gülümsedi!

O gece sabaha kadar dört kişiydik

Güneş, yalnızca Deniz'in yüzüne doğmuştu

Yüreğim kıpır kıpır, Deniz kıpırtısız

Deniz'e gökkuşağı düştü...

 

(9-10.8.1999; Aşkım Kırmızı Bir Gül, İş Kültür yay. 2003)

 

 

Facebook'da Paylaş Facebook'da Paylaş
Facebook'da Paylaş