Hayallerle Yaşıyorum

HAYALLERLE YAŞIYORUM


Belleğim zayıfladı, çok şeyi anımsamıyorum, kitapların yazarların ilk ânda bazen adı aklıma gelmiyor, bir oyunun filmin, bir ressamın; zorluyorum yine gelmiyor, alıştım artık, belleğimi kendi hâline bırakıyorum, bir süre sonra buluyorum da uykusuzluğun nedenlerinden biri olmuyor! Bulamadığım zamanlarda da, ister istemez eski inatçılığımdan uzaklaşıyorum. Zaten görüştüğüm insanlar da azaldı, ben mi onları aramıyorum onlar mı beni, bunu da pek anımsamıyorum, unutuldum bir kış günü gibi. Tuhaftır, havalar soğudukça Boğaz yalnızlaşıyor. Yalnızlığım ve hayallerimle yaşayıp gidiyorum, işte.

Şairi örnek alarak söyleyebilirim: hayallerle yaşlanıyorum; Keats mi Yeats mi demiş, dediğimde, Keats olamaz genç yaşta öldü, diyorsun zekice. Çok şaşırtıyorsun beni. Sanırım sana âşık olmamı isterdin, sana şiirler, denemeler yazmamı. Aslında arzuydu beni sana çeken, kollarıma alıp sevişme isteği, açıklamadım, belli de etmedim ki aramızda hiç konu edilmedi. Aslında bir gün söylemiştim İstanbul’un orta yeri bir kafede, içkiliydin anımsamıyorsun, anılar birbiri içine giriyor, şimdi o kafe de yok!

Severim gerçekten; ne var ki aşk değil bu ve o yıllar daha çok günü birlik ilişkilerdi yaşadığım. Kelebek gibi özgürce uçmak, özcesi. Onlar da aşkın içine girmiyor mu? Cinsellik yoğundu doğru, peki cinsellik aşkın temeli değil mi? Daha çok yazıydı aşkla koşut giden ama üçünü de yoğun yaşadığım durumlar olmadı mı? Azdı ama olmuştu. Cinsellik, duygu ve yazı. Belki de kırmamak için baştan çıkarmadım. Böyle denebilir belki. O zamanlar genç bir kızdın ve baştan çıkmaya çok hazırdın. Bir gecelik ya da günü birlik ya da cinselliğin egemen olduğu geçici ilişkiye râzı gibi görünüyordun ama ne çok kırılırdın. Üstelik seni hâlâ arzuluyorum, bazen hayallerimdeki fanteziye konuk oluyorsun, öznesi oluyorsun, cinsel bir özne ama oluyorsun işte.

Bir gün söylesem mi?


("Aşka Dair Çeşitlemeler", Özgür Edebiyat, Kasım-Aralık 2013)

Facebook'da Paylaş Facebook'da Paylaş
Facebook'da Paylaş