Sahilde İki Sandalye

SAHİLDE İKİ SANDALYE

 

yalnızlık kapısını açıyorum

sahilde iki sandalye güneşin batışını izliyor

sessiz, üstelik deniz de kimsesiz

yanımdan kalkıp gidiyorsun

bir çift göz saçlarına takılıp kalıyor

hemen ardından ayrılık gülümsemesi

söylemeye gerek yok, kalbimde tarifsiz keder

giderken sarı sarı bakıyorsun

sırtında deli kız çantası

güneş bizim tepeden batıyor

sahildeki sandalyeler ıssızlaşıyor

 

yalnızlık kapısını açıyorum, dönüp bakıyorum

bir adam elinde gitarı, hep dese de

satıp gidemiyor kentten, söylediği aşk acısı

anılar hücum ediyor, otuz beş yıllık sahil

güneyden bir rüzgâr esiyor

yüreğimde bir sızı, gözlerimi araştırıyorsun

 

yanımdan kalkıp gidiyorsun, sıcak

şimdinin kokusunu bırakıyorsun

ömrümün kaçıncı yazı, kaç yıldız düşüyor saçlarına

bu, o eski körfez değil mi

yıldızları sayamıyorum, saçlarını sayamıyorum

bakıyorum, sahilde iki sandalye

birinde gözlerin sabırsız merakı

ötekinde saçları sarı, yüreği huzurlu mavi

sana el sallıyorum, görmüyorsun

deli kızın çantasına sabah doluyor, mahmur

 

yanımdan kalkıp gidiyorsun

biliyorum, bakışlarımda bir telaş

deniz, soğuk, ıssız, sonsuz

sahilde iki sandalye yalnız, kimsesiz değil

yıldızlarla yıkanmış iki gölge

biri mavi öteki de

 

yalnızlık kapısını açtım

dönüp baktım!

 

 

(Ekim Issızlığı Saçların, Özgür yay. 2009)

Facebook'da Paylaş Facebook'da Paylaş
Facebook'da Paylaş