Sorabilseydim, Keşke Adını

SORABİLSEYDİM, KEŞKE ADINI
 
saçları sanki bir prenses
kötücül kuleye kapatılmış, yaralı
uzatmış aşağıya, özgürlüğe
ah sorabilseydim adını
 
bekleyen o mu, ben mi
saçları uzunsa, çekiciyse
adı bu şiirde ece olmalı
 
herkesin bir ecesi vardır beklediği
ister gerçek ister hayal
ah anlatabilseydim umutlarımı
 
beklenmedik andır, hele karanlıksa
ortasında parlayan bir düşöznesi
mavi bir istanbul kadar davetkâr
hep arzulanan, kutsal an
 
yokluğu varlığını anımsatıyor
oysa çok uzak, bilinmezlerde
ah kırılmış daluçları
 
kim bilir şarkılarda karşılaşmak var
kim bilir bir bakarsın öpüyorum
boğazın kuytuluğunda dudaklarını
duru zaman, şikâyetsiz ve kösnül
 
belki yaşlılık battaniyesinin altında
elleri kavuşmuş, anılar tutulmuş
belki yanındayım, belki adım ölüm
ah sonbahar yalnızlıkları
 
nerden çıktı ölüm, coşkun olmalı anlatılan
peki ya uçup gidişi, ardında kalp ağrısı
sorabilseydim, ah ecem, keşke adını


(3.11.2005/Ekim Issızlığı Saçların, Özgür yay.)

Facebook'da Paylaş Facebook'da Paylaş
Facebook'da Paylaş