Yanıtsız Mektuplar da Hicran

YANITSIZ MEKTUPLAR DA HİCRAN

 

 

I

 

boğaz puslu bir sabah

karşı koyu bir kütle

belli belirsiz tekneler

geçip geçip gitmede

bir hayal kıyı, şimdi

zihnimde

dünyanın orta yerinde bir kayık

küçük balıkçı bir kayık

yavaşça kıyıya doğru geliyor

içinde yalnız bir adam

balık peşinde

pus giderek kalkıyor

karşı kıyılar sonunda kendisi

her zamanki karşı işte

bir yolcu vapuru

süzülüp giderken

güneş güzel sabah

karşı kıyılar açık, artık

zihnimde hayal kıyı

galiba seviyorum ikisini de

yanıtsız mektuplar da hicran…

 

 

II

 

güneşin kırmızılığı

gecenin soğuk sularında

yitip gitmiş

gökyüzünde ay hilal

geçmişten bir anı

başımı omzuna dayadığımda

seni aya anlattım

seni ve aşkı

ayın tüm hallerine

hilal, dolunay, yarım

dinlediler

gençliğimden beri

istanbulda

ışıkların düştüğü sularda

bak ay da güneş gibi

bulutsuz gecede

yitip gitti, yıldızlar kaldı

durgun ve hüzünlü

sözcükler gibi

yanıtsız mektuplar da hicran…

 

 

III

 

hüzün ile coşku içiçe

dolunayın

boğaza düştüğü gecede

sen de anlat

aslında ayın her hali

yüreğindeyse dolunaydır

yine de

yanıtsız mektuplar da hicran…

 

 

IV

 

aşk bir dokunma dolunaya

tanımsa da kaçınılmaz

yanıtsız mektuplar da hicran…

 

 

 

(Yanıtsız Mektuplar da Hicran, İş Kültür yay. 2003)

 

Facebook'da Paylaş Facebook'da Paylaş
Facebook'da Paylaş