Aşk bir ırmaktır, bir çağlayandır. Mutluluk da vardır, hüzün de. Sevgi bir çınardır; kuşatıcıdır. Güven verir. Alışkanlıklar ise aynaya bakıştır: yıllarca ve yıllarca, bir ömür boyu sürer.

Âşık olduğumda, hemen söylemek, aşkımı ona "“itiraf"” etmek isterim. Bu aşkın özünde vardır. Kendimi güç tutarım, hatta tutamam. Hiçbir "“strateji"”, “"oyun"” vb. düşünmem. Karşımdakini ürküteceğimi bilsem de söylerim; çünkü gürül gürül akan suyun önündeyimdir….

Sevgi ise tam tersi. En yalın, en gereksinir, en temiz anlamıyla bile kimseye "“seni çok seviyorum"” diyemem. Yıllar geçer diyemem; bir oğulun babasına, annesine duyduğu sevgidir bu. İsterim, içimden haykırırım ama diyemem; O'’nun ömrü biter, ben içimdeki haykırışı gizlerim.

Alışkanlıklar kimine göre tüketicidir, kimine göre ise besleyici. Hep aynı kadına âşık olma “"alışkanlığı”"nı gösterebilir miyiz? Kim bilebilir? Ama bildiğim şey, “"âşık olma"” alışkanlığımdan vazgeçemeyeceğimdir….

 1993

Facebook'da Paylaş Facebook'da Paylaş
Facebook'da Paylaş